0
Sepetiniz Boş
Çeşme
0232
712 67 68

Sakız Adasının Köyleri

Merkez

Sakız Adası şehri Sakız Adasının ekonomik ve kültürel merkezidir. Nüfusu 30,000’dir ve Adanın doğu yakasındadır ve adanın başkentidir. Arkeolojik bulgular Sakız Adasının MS 6000 yılı antik kentinden, yunanlar tarafından MS 1000 hemen önce inşa edilmiştir, itibaren sürekli olarak mesken edildiğini göstermiştir. Böylece adanın tarihinin 3000 yıldan önceye kadar uzandığından eminiz.
Bu başlangıçtan bugüne değin çok kazanmayı ve düşüşü ve her yeni yapılanmasında kent hep aynı coğrafyayı kullandı. Bu sebepten kentin modern yapısı içinde bu uzun tarihin izlerini görebilirsiniz. Bu Sakız Adasını, diğer Yunan adaları gibi, yaşayan zengin bir Yunan ve Ege geçmişini vücuda getirir. Antik zamanlar boyunca Sakız Adası kenti büyük ekonomik ve entellektüel zenginlik dönemini yaşadı. Bilimsel ve kültürel gelişimini tamemen etkileyen müthis deniz kuvvetleri ile ününü ve büyük ticaret gücünü bir kenara bırakırsak Sakız Adası büyük şair Homer’in doğun yeri olarak sayılmıştır. Sakız Adası hiç kuşku götürmez bir şekilde İyonya’daki (Asya Bölgesi) Yunan kolonilerinin en önemlisiydi. Roma döneminde Sakız Adası düştü fakat Bizans döneminde kendini topladı ve yaklaşık 1000 yıl boyunca en önemli taşralardan biri oldu. 1346’da Cenovalılar tarafından işgal edildi. 1566’da Osmanlı Türkleri Bizans İmparatoruğunu çoktan ele geçirmiş olup Cenovalıları dışarı çıkardı, Sakız Adasını 1912 yılına kadar da elinde tuttu. Bu yıl Sakız Adası bağımsızlaştı ve Yunanistan’ın bir parçası oldu. Bugünün kenti yenilenmiş bir iyileşme döneminden geçmektedir.
Buranın sakinleri genel olarak deniz (birçok gemi patronunun evidir.) ticareti, çiftçiliği ve balıkçılıkla uğraşmaktadır. Son yıllarda Yunanistan ve yurtdışından gelen ziyaretçileri baştan çıkaran doğal güzellikleri ve tarihi yerleri sebebiyle turizm ilgi çekmektedir. Adasının tarihinden birçok kalıntı tastiklenmek ve keyfinin çıkarılması için her yerdeler. Bunların en önemlilerinden bazıları Arkeolojik, Bizans ve Denizcilik müzeleri ile Koraes Kütüphanesinde bulunabilir. Diğer önemli yerler Bizans Kalesi, Cenovalıların Kambos’taki narenciye bahçeleri arasındaki köyleri ve neo-klasik binalardır, tüm bunlar Sakız Adasının gurur ve eğlencesini meydana getiren şeylerdir.

Armolia

Armolia bir ortaçağ köyüdür fakat günümüzde neredeyse tamamen yeniden inşa edilmiştir. Merkezdeki dar sokaklarda bulunan birkaç kemer kalıntısı bizlere buranın original görüntüsü hakkında fikir vermektedir. Burada hala eski birkaç evin kalıntısı vardır fakat tüm bahçesi çicek dolu yeni evlerle değiştirilmesi söz konusudur. Sakız Adası kentinden 20 Km Güneybatıdadır. Armolousilılar dekoratif seramik yapmada, testiler, vazolar, kavanozlar ve kupalar gibi etkileyici bir seramik kolesiyonu vardır ve basit çömlekçi çarkının hala döndüğünü görebilirsiniz, eski bir geleneğe sahiptirler.
Adadaki en etkileyici ikonklardan biri, 1744 tarihli, Panagia Kilisesinde bulunabilir, aghios Demetrios köyü bitişiğindedir. Bir tepenin üstünde duran Vretou Manastırı’na ziyaret yürüyenler için bir ödüldür. Köydeki bir tepenin batısında Apolichonon Bizans Kalesi durmaktadır. Burada Cenovalılar güney sakız köylerinin (=mastichohoria) yönetimini sağlayan binayı, hala ayakta duran ortaçağın etkileyici abidelerindendir, kurmuşlardır.

Pyrgi

Tüm Pyrgi köyü – Sakız Adası merkezinin 25 Km güneyinde – inşa edildiği gibi duran bölgelerden biridir. Dar sokaklar, sayısız kiliseler ve aralarından 13. yüzyıldan kalma Bizans kilisesi St. Apostles, siyah beyaz geometrik şekillerin kombinasyonu ile eşsiz dış duvar dekorulu evleri – “xysta” – ziyaretçileri kendinden geçiren şeylerdir.
Bir liste dolusu abide dizayn edilmiştir. Evler birbirine çok sıkı dizilmiş böylece yakın ve sıkı bir form gibi görünmektedirler. Sokaklar kaldırım taşlı ve dardır. Bu tip hisarlar, dört köşeli yapı, korsanların ve Türklerin olası saldırılarından korunmak için ve elbette sakız çalılarının daha iyi ekimi içindi. Denizden çok uzakta küçük ağaçsız bir vadide uzanmakatadır. Gri evlerin köy içinde bulunan sadece iç duvarlara bakan kapı ve pencereleri vardı. Dış duvarlar köşelerinde küçük kulelerle ve tek kapı ile bitişik siperler içermekteydi. Burada oturanlar bugün Kato Porta bölgesinde olan tek bir kapıdan girip çıkabiliyordu.
Pyrgi’nin merkezinde sakinlerin hareket edebilir bir köprü kullanarak saldırı durumunda sığındıkları koruma kulesi yükselmektedir. Sokaklar dardır, kaldırım taşı döşelidir, ve merkez kule meydanına bağlanmaktadırlar. Kemer ve arkların odaları desteklediği gibi Sık aralılarla enlemesine ark yolları yapıyı desteklemektedir. Evlerin fonksiyonel karakteri koruma için düzenlenmişti ve böylece sakinler görülmeden çatıya çıkabilirlerdi. Evlerin dört taraflı şekili, kalın yapıları, koruma sistemi, genel kullanım için ayrılan küçük alan ve ağaçsız doğal çevresi ile bağlantısı bizleri Pyrgi’nin Cenovalılar tarafından esinlenilerek edilerek düzenlenmiş bir plan ile kurulduğuna inandırmaktadır.
Pyrgi ve Lithi’de evlerin ön cephesinde Xysta adı verilen dizayn kazılmış olarak görülmektedir. Bu, beyaz ve siyah geometrik şekillerin sıva üzerine işlendiği bir el oymacılığı tekniğidir. Bu duvara kum-sıva kaplamanın yapılmasına dayanan, dikkatlice beyaza boyanıp ardından şekillerin kazınması ile yapılır. Xysta, Italyan Sgraffito’yu anımsatan, Cenova’dan bir dekorasyon gibi görünen, Pyrgi’yi eşsiz yapan bir şeydir.

Olympi

Olympi Sakız Adasının 31 Km güneyinde Mesta’ya giden yolda Pyrgi’den 6 Km sonraki bir 14. yüzyıl ortaçağ köyüdür.Bir liste abide belirlenmiştir. Evlerini birbirine yakın sıkı tutamakta olup bitişik bir form oluşturmuştur. Sokaklar kaldırım taşlı ve dardır. Bu kale tipi, dört köşeli yapı, korsanalrdan ve Türklerden gelebilecek saldırılarılardan korunmaya karşı ve elbette sakız ağaçlarının daha iyi yetiştirilebilmesi için inşa edilmiştir.
Denizden uzak, ağaçsız küçük bir vadide yatmaktadır. Kül rengi evler köye bakan kapı ve pencerelere sahipti, bu sebeple birisi köye dışarıdan bakınca sadece penceresiz veya kapısız duvarlar görebilir, tıpkı bir kale gibi. Dış duvarların köşelerinde küçük kuleler, yan yana bitişik siperler vardır ve tek girişlidir. Buranın sakinleri şimdilerde Kato Porta’da bulunan tek kapıdan girip çıkabilmekteydi. Olympi ‘nin merkezinde koruma kulesi yükselmektedir, Akropolis’in bir formu -20 metre yükseklikte- herhangi bir saldırıda sakinlerin korunabileceği yer.
Sokaklar dar, taş-döşeli ve merkez kuleye bağlanmaktadırlar. Birçok iç hatta travers arkyolları yapıyı desteklemektedir, kemer ve arkların odalrı desteklediği gibi. Evlerin fonksiyonel karakteristiği savunma için düzenlenmiş olmalarıdır ve böylece sakinler görünmeden çatıdan geçebilirlerdi. Bu evelrin dört-taraflı şekili, kalın yapıları, koruma sistemi, kül rengi duvarları, genel kullanım için ayrılan küçük bölge ve doğal ağaçsız çevreleri ile ilişkileri planları Cenovalılar tarafından düzenlenmiş ve empoze edilmiş Sakız Adasının ortaçağ köylerini işaret etmektedir.
Ortaçağ döneminden bu yana iyi korunmuş geniş odalı iki katlı binaları ile “Trapeza”, mükemmel, görülmeye değer bir abidedir.
Türk dönemindeki geleneksel Ağa kostümleri (Resmi Türk kıyafetleri) giyilerek Türk yargıçları hicvedilerek oynanan oyunların yer aldığı olağan Büyük Perhiz Arifesi Pazartesi festivali haricinde yıl boyunca birçok geleneksel festival düzenlenmektedir.
Kato Phana plajına 6 Km uzaklıktadır. Phanaios Apollo’nun tapınağının kalıntıları aynı yol üzerindedir.

Mesta

Mesta,Bizans Döneminden (14. Ve 15. Yüzyılları) kalma mükemmel bir şekilde krunmuş bir köy-kaledir. Bir liste abide belirlenmiştir ve merkezin 35 Km güneyinde bulunmuştur. Kale-köy, sizleri çok az değişmişliği ile yüzyıllar öncesine götürmektedir. Evler birbirine çok sıkı dizilmiş böylece yakın ve sıkı bir form gibi görünmektedirler. Sokaklar kaldırım taşlı ve dardır. Bu tip hisarlar, dört köşeli yapı, korsanların ve Türklerin olası saldırılarından korunmak için ve elbette sakız çalılarının daha iyi ekimi içindi. Küçük, ağaçsız ve denizden uzakta bir vadide uzanmaktadır. Gri evler köyün içinde sadece iç duvalara bakan kapı ve pencerelere sahiptir. Dış duvarlar köşelerinde, iki üç noktada, küçük kuleler bulunan bitişik siperler içermektedir. Her ortaçağ köyünün ortasında sakinlerin herhangi bir saldırı sırasında hareket edebilir bir köprü ile sığındığı koruma kulesi yükselmektedir, Acropolis’in bir formudur.
Sokakları dar, kaldırım taşı döşelidir ve merkez kuleye bağlanmaktadırlar. Sık aralıklarla çapraz ark yolları, kemer ve arkların odaları desteklediği gibi, yapıyı desteklemektedir. Evlerin fonksiyonel karakteristiği koruma için düzenlenmiştir, böylece sakinler görünmeden çatıya çıkabileceklerdi. Evlerin dört-köşeli şekili, kalın yapıları, koruma sistemleri, gri duvarları, genel kullenım için ayrılan küçük alan ve ağaçsız doğal çevre ile bağlantısı Sakız Adasının ortaçağ köylerinin Cenovalılar tarafından empoze edilen ve düzenlenen bir planla yapıldığını göstermektedir.
Eski Taxiarchi Kilisesi kemerli tek geçtli bazilika, 1794 yılında tahta oyma ikon ile, iyi bir Sakız Adalı tahta-yontma parçası, iki-geçitli hale gelmiştir, mükemmel, görülmeye değer bir abidedir.
Olağan Büyük Perhiz Arifesi Pazartesi bayramı, dışında tüm yıl boyunca geleneksel bayramlar düzenlenmektedir. Türk mahkemelerini Türk dönemlerinde olduğu gibi hicveden geleneksel Ağa kostümleri (resmi bir Türk kostümü) giyilmektedir, oyunlar yer almaktadır. Diğer bayramlar, dini bayramlardır, 15 Ağustos ve 8 Kasım’da düzenlenmektedir.
Mesta rıhtımı köyden 4 kilometre uzaklıktadır.

Lithi

Lithi (Lithirnena) Vessa’nın kuzeyinde (Sakız Adası merkezinden 23.5 Km uzaklıkta) kurulmuştur. İsmi büyük ihtimalle “Alithis limin” (gerçek cennet)den gelmekte olup eski zaman gezginleri tarafından bölgeye verilmiştir. Lithi, Pentapolis’in keşişi Aghios Nektarios’un yiğeni Kefalas’ın alaylı ressamı Andreas Syngros’un- aile evi hala görülebilir- doğum yeridir. Bölgede üç mağara vardır fakat henüz tamamen keşfedilmemişlerdir. Lithi ünlü bir balıkçı köyüdür. Geleneksel olarak, sakinlerinin ana meşgalesi balıkçılıktır. Kumsalı görülmeye değerdir ve taze balık ve güzel denizinin keyfi çıkarılabilir. Lithi’de gün batımları unutulmazdır.

Thymiana

Thimiana Sakız Adası Kentinin 7 Km Güneyinde araba ile 10 dakika uzaklığındadır. 1600 yaşayanı ile adadaki en büyük köylerin arasındadır. Köy “Efthymiana” olarak anılırdı, “Thymiana” taşları birçok kahve ve kırmızı gölgeleri olan mermerleri ile ünlü bir yerdir. Thymiana taşı binalar için mükemmel bir dekoratif malzemedir. Kambos’taki birçok ev ve kilise bu taştan inşa edilmiştir. Thymiana köyünün ünlü Thymiana taşından yapılmış bir ilkokulu, spor merkezi, bir yüzme kulübü, bir kültürel kulübü ve yerel mimarinin bir baş yapıtı olan Aghios Efstratios’a adanmış büyük bir kilisesi vardır. Aghios Efstratios kilisesinin yakınında Fatourou Bahçesinin keyfine varılabilir. Thymiana ayrıca yerliler tarafından Mostra denilen Karnavalı ile bilinmektedir.

Lagada

Sakız Adasının 16 km kueybatısında ziyaretçiler resmedilmeye değer Lagada köyünü bulacaklardır. Lagada, antik Koila ve Kidianda yerkelerinden gelmekte olan bir köydür.
Bölgeye yapılan sürekli saldırılardan dolayı buranın sakinleri genel olarak deniz tüccarı ve balıkçıdır.Bugünün Lagada’sında ziyaretçiler bir oda ya da daire kiralayabilir ve denize nazır restoran ve tavernalarda geleneksel deniz ürünlerinin ve mezelerin tadını çıkarabilir.
Köy 17 Eylül’de Aghia Sophia (Azize Sophia) için büyük bir kutlama yapmaktadır. Rıhtımda gece bıyunca süren eğlenceler ve yerel danslarla bir şenlik düzenlenmektedir.

Vrondados

Vrondados, zeytin ağaçları, bahçeler, badem ağaçları ve daha birçok meyve veren ağaçların arasındaki Livadia’nın kuzeyinde (Sakız Adası Belediyesinin bir kuzey varoşu Sakız Adası merkezinden dört kilometre kuzeyde ve Aipos yokuşunun doğusundaki bir kıyı kasabasıdır. Mükemmel denizci, tacir ve bilim adamı olan 4.500 insanı vardır. 1821’deki ihtilalde birçok Yunan Filosu sundular.
Bugün hala Sakız Adalıları ve Yunan Deniz kuvvetlerini ticaret gemileri ileonurlandıran Vrondados’lu gemi sahipleri bulunmaktadır. Geleneğe göre, Christopher Columbus, Denizcilik haritaları üzerine okumak ve deneyimli Vrandadoslu Denizcilerden ona Amerika Kıtasını bulduracak büyük yolculuğunda yardım edecek bilgiler edinmek için Vrondados’a gelmiştir.
Bölgedeki koya nazır üç yel değirmeni, Filoproodou Omilou yerel folklor müzesi gibi görülmeye değerdir. Vrondados uzak kesimlerinde bulunan bir rıhtım da Petra Omirou (Homer Kayası) idir, şairin sarkı söyleyip öğrettiği oldukça rahatsız bir doğal kaya tahttır.
Vrondados’ta aralarında Aziz Geoege katedrali, mükemmel çakıl taşlı tarlası ile Panagia Erithiani kilisesi ve Aziz Merk kilisesinin bulunduğu birçok kilise bulunmaktadır. İki kilometre kuzeyde, Keşiş Christoforos Seremezis tarafından 1887’de inşa edilen Panaghia Myrtidiotissa Manastırı inşa edilmiştir. Vrondados’un yanında, Sakız Adasının kuzeyinde, üçüncü yüzyılda ilk Sakız Adası kilisesinin kurulduğu yerde Aghios Isidoros kilisesi bulunmaktadır.ޞimdi müzede sergilenen kilisenin yedinci yüzyıldan kalma mozaikleri kalıntılar arasında bulunmuştur.

Anavatos

Kuzey Sakız Adası çevre ve üretkenlik konularında güney kısımdan oldukça farklılaşmaktadır. Konutlar küçük ve izole edilmiştir ve her zaman denizden uzaktadırlar. Evler kabaca inşa edilmiştir, ve tek Cenova etkisinin izleri, yazılı kaynaklar bir kenara, köylern merkez kulelerinde görülmektedir.
Anavatos, merkezden 16 km uzaklıktadır, bir istisnadır. Tıpkı adanın yalın batı kıyıların eski ön gözcüleri gibi hiçbir koruma kulesi yoktur. Burası güney Sakız Adasındaki ortaçağ köyleri kadar eski değildir, Türk işgalinden sonraki yıllarda sivrilmiştir.
Anavatos köyü deniz seviyesinden 450 metre yükseklikte güney ve batı cepheli konik bir ucurumda ve kuzeye sadece bir tek geçitle bağlanabilecek şekilde inşa edilmiştir. İnsanlar bu uçurum üzerinde doğal tahkimin avantajını yaşamıştır ve evleri yapışık gibi gösteren çembersel bir duvar evlerin etrafını sarmaktadır. Ucurumla beraber köy harabeleri çember bir korumaya almaktadır.
Duvaların içindeki 400 ev dardı ve düz ahşap çatılı, engin kapılı, minik ark pencereli ve ahşap teraslı olup gri taşlardan inşa edilmişlerdi.
Köyler 1822’deki feci kırımlardan sonra terk edilmiştir, bizim dönemimizde bu tüm Sakız Adalıların ve Yunanlıların resmi bir abidesidir. Anavatos bugün ıssızlaşmış olsa da Kuzey Sakız Adasındaki köylerin çoğunluğu gibi, kayda değer sayıda ev hala ayaktadır, zeytin baskısının olduğu harika “üç katlı” binaların, okulun, Taxiarchi ve Bakire Meryem kilisesinin bulunduğu yerdir. Bu sit alanı vahşiliğin içindeki yaratıcılığın hissedildiği etkileyici bir çevredeki bir hayalet kasaba gibi eşsiz bir tablodur. Sakız Adası merkezinden Anavatos’a bağlanan yollarla 45 dakikada varılabilir. Burada ayrıca ormanın içinde “Provatas” dağından itibaren başlayan ve Anavatos’a ulaşan bir tırmanma yolu bulunmaktadır.

Avgonyma

Merkez-batı Sakız Adasının ana yolunda, Karyes’ten sonra, batıya olan rotamızda, Sakız Adası merkezinden 16 Km uzaklıkta, kayalıklı bir tepede, Avgonyma çizgesel köyü bulunmaktadır. Evler taştan inşa edilmiştir ve yerleşim çok azdır. Gün batımı sırasında Ege denizinin ve Psara’nın, post ortaçağda gözlenen ve temiz Elinda koyu modern gezginler için eşsiz motivasyonlardır.Köyün tavernalarında mükemmel yerel lezzetler vardır. Burada Sakız Adasının en önemli Avgonyma ve Anavatos, Sakız Adasının Mystras’ı tarafından benimsenmiş eşsiz bir çam kaplı orman vardır.